“Merhaba dünya” yazısını yazmamın ardından baya bir zaman geçmiş durumda. Bugün cumartesi ve iş yerinde klasik cumartesi havası var. Dışarısı 40 derece (Antalya). Ağustos sıcakları aşırı derecede yakıyor her yeri. Deniz bile 30 derece
Şu zamanlarda antalya için, kızgın kumlardan serin sulara atlamak tabiri geçici olarak sistem dışı olmuş durumda. Bu hafta sonu artık bir havuzun başını tutucaz mecbur olarak
Gecen hafta sonu Serdar(Kankam)’ın nişanı vardı Aydın Çine’de. Tabi kankamız nişanlanıyor aydına gitmek olmaz. 3 arkadaş (Taner , Yavuz ve ben) atladık benim külüstüre (93 model brodway) pazar sabah 6:30 da çıktık yola
Bende pekte uzun yol tecrübesi yok. Aydın ve Antalya arası nerdeyse 400 km uzaklıkta. Birde gazdan tasarruf ve güvenlik için 90 km hızı geçmemeye karar verdim. 80 – 90 ile yola çıktık
Tam 5 bucuk saatte aydına vardık . Hızımıza göre gene iyi vardık.
Antalya’nın doğası gereği il sınırı içerisindeki yollar, yem yeşil çamlar, güzel doğa havası vs. derken Denizli il sınırına girince o güzellik kayboldu
Alışmışız denize , yeşilliğe ve doğa’ya biraz tuhaf geldi bize
Aydına (Çine) hiç mola vermeden vardığımız için 5 bucuk saatte arabanın bir parçası olmuşuz meğer
Benim sağ ayak hız sabitleyici görevi olarak arabada kaldı zaten
Taner ile ben arabadan indimizde yürüyemedik baya bir
Yavuz’un tuzu kuru tabi yol boyunca arka koltukta rahat rahat uyuyarak geldi.
Nişan gayet hoşdu. Serdar’da bir heyecan, bizde bir garip duygu belkide bizim için bu nişanlanma meselesi daha çok uzun yıllar sonra olacağından kendimizi biraz garip hissetmiş olabiliriz
Yüzükler takıldı ardından oyun havası çalmaya başladılar. Bizim de gidip Serdar’ımıza eşlik etmemiz lazım ama 5 bucuk saatin yorgunluğu ayak ağrısı var tabi ondan sahneye bir türlü çıkamadım
Neyse düğünde telafi ederiz dedim içimden masada oturmaya devam ettim.
Nişan tamamladın geri dönüş yoluna çıktık. Bu sefer yanımıza Serdar’ın kuzeni Mehmet’i de aldık. Yol boyunca 80 – 90 ile gelmeme laf soktu durdu sağ olsun
Korkuteline kadar gene hiç mola vermeden geldik. Sanırım ordan 4:30 da çıkmıştık korku teline geldiğimizde 22 filandı. Dönüş yolu baya bozuk olduğu için bize baya bir zaman kaybettirdi.
Geçen hafta sonu böyle bir macera geçirdik
İyi oldu ama , hayatın manotonluğundan birazda olsa uzaklaşmış olduk . Bakalım bu hafta sonu beni neler bekliyor.
Salıcakla kalın…
Programlama ve hayata dair yazılar yazdığım bloguma hoş geldiniz.
Adım Kamil. 23 yaşındayım. Yazılım geliştiricisiyim. Selçuk Üni. Bilgisayar Programcılığı
bölümünden mezunum. Açık Öğretim İktisat Fakultesi 3. sınıf öğrencisiyim. Profesyonel hayatımda java ve php tabanlı
yazılımlar geliştirmekteyim. Antalya'da bir turizm firmasında yazılım geliştirme
uzmanı olarak çalışmaktayım.

